Başı sonu yok bu aşkın… Başladı ve sonu hiç olmadı. En şirin gülümsemelerle başladı , Bazen mutluluktan ağlattı… Ama hiç sonu olmadı; olamadı… Ne mutlu son , nede acı… Sen gittin , sonu geldi sandı herkes! Ama ben son vermedim…

Öğretmeli

Ben bende değilim sanki… Uzaklarda, çok uzaklarda gibiyim. Adını bilmediğim şehirlerde gezinir oldum, Bomboş odada , sessiz karanlıkta beden, Ruhum uzaklarda, uçurumlarda… Tutunacak dal yok; ölmek üzere. Bir çıkar yol yok, bitmeli diye haykırıyor. Bitmeli, kurtulmalı zalimlerden… İnsan olmayan ama…

Aşk yakalar seni adlı kitapta okuduğum çok güzel bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Bir arkadaşım da o konudan bahsediyordu bana yeni bir dünya yeni bir hayat için kafanı değiştir diyordu, neyse uzatmayım ben paylaşayım sizlere de belki yardımı dokunur bu…

İyi kalpli, yalnız bir adam, bir gün bir koza bulur. Kozanın içinde küçük bir tırtıl vardır. Adam çok sever bu tırtılı, onunla tüm yalnızlığını, ve sevgisini paylaşır. Gel zaman git zaman tırtıl büyür, güzel bir kelebek olur. Adam, kelebeğine hayran……

Binlerce renk renk çiçeğin açtığı, bitkilerin bittiği, sürü sürü kuşların geçtiği, pırıl pırıl suların aktığı, çeşit çeşit hayvanların barındığı bir dağın yamacında güzeller güzeli Dilara adında bir kız yaşarmış. Dilara her sabah uyandığında dağlara bakıp yüreğini bin çeşit renkle nakış…

Bülent, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı. Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani kıyafetli dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi. Eli yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu. “Sapa sağlam adam gidip çalışacağına dileniyor, belki benden…

     Canım benim , sana olan sevgimi ne kadar anlatsam ,saatler günler,kısacası ömrüm bile yetmez. Öyleki her an seni yaşamak istiyorum. Ben ki yanlızlıktan üşürken sen çıktın karşıma, ısıttın can verdin bana… Seninle buldum hayattaki mutluluğu,huzuru… Görüştüğümüz zamanlar ,gözlerinde ki ışığa…