Bekleyeceğim ,bekleyeceğim geri dönmese bile Alıştım kaderin zulmüne artık, bana gülmese bile Geri dönmez artık giden sevgililer,her ümit ufkunda ağlıyor gözler Bitmeyen çilenin derdin sarhoşuyum,kahredip geçiyor en güzel günler Bıktım artık yaşamaktan, çekmekle bitermi bu hayat yolu, bu yalnızlık ,bu…

06 Eylül 2008 tarihli yazıyı canlandırmaca Çok yazmak istiyorum ama engelleyen birşeyler var. Dökemiyorum… Geçen gün… Kardeşimin doğumgünü münasebetiyle başbaşa iftar yemeğinin ardından sinema sözümüze geldi sıra. (Hediye edeceğim dijital fotoğraf makinasından daha çok işe yaradı) Komik birşeyler düşünmüştüm kardeşim…

Birikti uğrunda döktüğüm yaşlar, Al götür vicdansız ruhun yıkansın. Her günüm hasretin zulmüyle başlar, Ahımı hak ettin ciğerin yansın. Bilseydim duyguya yer yok dininde, El pençe durmazdım hain önünde, Kapkara yas tuttum doğum gününde, Neşemi yok ettin ciğerin yansın. Doğuştan…

Hüzünlü bir günden sizlere merhaba… İçimde bir burukluk var, düşüncedeyim yeniden. Hayatımda yaşanmış bölümler sırayla karşıma yeniden çıkıyor. Bazen aşk nedir diye soruyorum kendime, sevği nedir seda diyorum. Bağlanıp ondan başka bir şey düşünmemek mi? Ama hep bir engel vardır…

Ben beni bilmem neyim dünya nedir, ukba nedir Söyleten kim, söyleyen kim, aşk nedir, sevda nedir Mey nedir, saki nedir, mecnun nedir, leyla nedir Kimse idrak eylemez bu alemi eşya nedir Güldü rıhtında kuru feryad ile su isteyen Ölmeden dostun…