Hayal kurabilseydim.. Boynundan başlardım çizmeye, kokunu içime çeker, saçlarını okşayıp, gözlerine bakardım. En son kalbini koyar, çizip çizmemekte tereddüt ederdim. Onu alabilirler, onu çalabilirler, istemesende kilit vurabilirler.. Yo yoo kalp istemiyorum, bir gün başkalarının eline geçme ihtimalini göz önünde bulundurmalıyım..…

Bu aralar bunalım(depresyon) dönemi yaşıyorum. O kadar yanlız ve sahipsiz hissediyorum ki kendimi , bu duygu nasıl anlatılır bilemiyorum. Tek bildiğim herşeyden uzak olduğum. Yazı yazamıyorum , odama kapanıyorum sigara üstüne sigara içiyorum. En çok sevdiğim şeyleri yapamıyorum şiir yazamıyorum…

Bütün hayat boyunca yalanlarla uğraşmaktan yoruldum. Yalansız bir hayat yok mu?? Bazen olur insan boşluğa düşer, ne yapacağını bilmez, kafasındakileri unutup dağıtmak için yollar arar.. Bunun içinde bazen karşısındakini kaybetmemek için yalana başvururmuş. Ama ben yalandan nefret ediyorum… hayatım boyunca…

     Canım benim , sana olan sevgimi ne kadar anlatsam ,saatler günler,kısacası ömrüm bile yetmez. Öyleki her an seni yaşamak istiyorum. Ben ki yanlızlıktan üşürken sen çıktın karşıma, ısıttın can verdin bana… Seninle buldum hayattaki mutluluğu,huzuru… Görüştüğümüz zamanlar ,gözlerinde ki ışığa…

Ben o sıralar arabayla çorbacının önünde durmuş çorba keyfi (!) yapmayı planlıyordum. Çorbamızı içtikte. At verir meydan vermez, meydan verir at vermez derler ya. İnsan bazen: bulunduğu durumdan, yaşadığı hayattan memun olmaz. Hep daha fazlasını, daha iyisini ister. …Hayatından memnun…